Rize Muhtarlar Federasyonu Başkanı ve İkizdere ilçesine bağlı Ballıköy (Anzer) Muhtarı Remzi Güzel; dünyanın en zengin floralarından birine sahip Anzer Yaylası’nda binbir çiçekten süzülen, Türk Patent ve Marka Kurumu tescilli şifalı Anzer balının ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Anzer balının düşük rekolte, piyasadaki taklit ürünler ve vizyonsuz ambalaj anlayışının kıskacında sıkıştığını vurgulayan Güzel, "Anzer balının sıradan konserve şişelerinde satışa sunulması marka değerimize büyük zarar vermektedir. Sahteciliğin önüne geçmek ve markanın prestijini korumak adına, balın her yıl o yıla özel tasarlanmış (örneğin 2027, 2028, 2029 tasarımları) nitelikli ambalajlarla piyasaya sürülmesi şarttır. Marka değerimiz için öncelikle Anzer Balını konserve şişesinden kurtarmamız lazım. Bu noktada, coğrafi işaret yetkisini elinde bulunduran İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün daha aktif bir rol üstlenmesini bekliyoruz." dedi.
Ballıköy (Anzer) Muhtarı Remzi Güzel, bölgenin en önemli tescilli değerlerinden biri olan dünyaca ünlü Anzer balında yaşanan güncel sorunları ve yeni sezona dair değerlendirmelerini paylaştı.
İkizdere ilçesine bağlı Ballıköy ve Çiftlikköy olmak üzere iki ayrı noktada üretimi gerçekleştirilen, şifasıyla bilinen Anzer balında bu yıl hava şartlarının rekolteyi olumsuz etkilediğini kaydeden Güzel, bölgedeki saha takibine dayanan verilere göre kovan başına ortalama 1,5 ile 2 kilogram arasında ürün elde edildiğini belirtti. Havanın soğuk, sisli ve yağmurlu geçmesi nedeniyle rekoltenin geçen yıla kıyasla düşük kaldığını aktaran Güzel, “Geçen yıla göre rekolte oranı düşük oldu. Ama yine de tabii bu ortalama sahada kendim takip etmiş olduğum alanlarda 1,5 ile 2 kilo arası bal oluşumuna şahit olduk. Bazı kovanlarda biraz daha fazla olabilir ama ortalamadan bahsediyoruz.” dedi.
Coğrafi şartlar ve kovan kapasiteleri düşünüldüğünde rekoltenin zaten belirli sınırlar içinde olduğunu ifade eden Güzel, yaklaşık 10 yıl önce yaşanan istisnai verim dönemlerinin her zaman mümkün olmadığına dikkat çekerek, “Burada aslında önceki yıllarla beraber değerlendirdiğimiz zaman Anzer balının olabileceği ürün rekoltesi normalde budur. Çünkü alan belli, coğrafya belli, kovan sayıları belli. Burayı bir meyve bahçesi olarak düşünelim. Yani oradan alınabilecek ürün belli. Çok istisnai seneler olmuştur. 10 yıl önce çok güzel bir bal olmuştu. Onu da yaşamış olduk. Onu da istisnai bir yıl olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu.
"Karakodlu Kapak Yoksa O Bal Anzer Balı Değildir"
Tüketicilerin mağdur olmaması adına defalarca bilgilendirme yaptıklarını hatırlatan Güzel, hakiki Anzer balının ayırt edici özelliklerine değindi. Kavanozun kapağında coğrafi işaret, karekod, okuma kodu ve yazılım kodu bulunmayan ürünlerin kesinlikle Anzer balı olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Güzel, coğrafi işareti bulunmayan ancak marka veya kooperatif adı altında Anzer menşeliymiş gibi sunulan süzme ballara karşı tüketicileri uyararak şöyle konuştu: “Bizim asıl önemli konumuz, burada raflarda satılan Anzer menşeli olmayan ballardır. Anzer ballarının yani coğrafi işaret yoksa bir kavanozda, orada herhangi bir kooperatif ismi, marka ismi varsa olabilir, satabilir ama bunu normal bal olarak satabilir. Ama vatandaş gidiyor, art niyetli esnaflardan, bal satıcılarından bu şekilde Anzer balı adı altında bal alındığına şahit olduk. Ve bunları bize fotoğraflarla beraber attılar daha sonra.”
"En Büyük Sorun Piyasadaki Denetim Zafiyeti"
Tescil yetkisinin Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nde olduğunu vurgulayan Ballıköy (Anzer) Muhtarı Remzi Güzel, sahadaki üretim süreçlerinde yapılan kovan sayımları, numune alımları ve Hacettepe Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen analiz çalışmalarından memnuniyet duyduklarını belirtti. Ancak piyasa denetimi noktasında ciddi aksamalar olduğunu ifade eden Güzel, şunları söyledi:"Önlemi alacak yetkili merci Tarım İl Müdürlüğü'dür. Çünkü biz markamızı, marka yetkimizi Tarım İl Müdürlüğü'ne verdik. Tarım İl Müdürlüğü sahada kovan sayımını yaptı, üniversiteyle analizleri yürüttü; bunlara teşekkür ederiz. Fakat piyasadaki sahte ballarla mücadelede ciddi bir zafiyet yaşandı. Piyasadaki sahte ballarla ilgili bu mücadeleyi yapamadılar. Bu durum ne yazık ki devasa bir sahte sektörün oluşmasına zemin hazırladı. Yanı başımızdaki Uzungöl gibi turizm merkezlerinden tutun, büyükşehirlerdeki raflara kadar tonlarca sahte balın satıldığına bizzat şahit oldum. Yetkili mercilerin Rize ölçeğinde ve Türkiye genelinde rafları sıkı takibe alması ve gerekli yaptırımları uygulaması şart."

