Ekonomi:
ÖZGIDA İS SENDİKASI BASIN DUYURUSU
ÖZGIDA İS SENDİKASI BASIN DUYURUSU
Genel Başkan Yardımcımız Tevfik Ali Hançeroğlu ve Rize Şube Başkanımız Sultan Murat Karadağ, Rize'de yerel bir televizyonda canlı yayına katılarak, Taşeron işçilerin kadroya alınması ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundular.

Genel Başkan Yardımcımız Tevfik Ali Hançeroğlu, 22 Mart itibariyle başbakanımızın açıklamış olduğu yeni taşeron yasası, geçici ve mevsimlik işçileri memnun etmese de büyük bir kesimi memnun etti. dedi.

Sonradan yapılan açıklamalara bakıldığında olayın içyüzünün başbakanımızın açıkladığı gibi olmadığını diğer bakanlıklar tarafından tamamıyla çarpıtıldığını belirten Hançeroğlu, "Başbakanımızın açıklamasıyla maliye bakanlığının açıklamasının yüzde yüz zıtlıklar içerdiğini görmekteyiz. Örneğin, daha önceki yapılan açıklamalarda asıl işi yapan yaklaşık 165 bin kişiye kadro verileceği söylenmişti. Şimdi bu rakam daha da aşağıya düşmektedir. Yardımcı işkollarına gelindiği zaman 700 bin kişiden bahsediliyor. Eğer Maliye Bakanlığının yaptığı açıklama doğrultusunda yasalaşırsa zaten bu rakamlara çıkması mümkün değildir. Çünkü asıl işle yardımcı işi birbirinden ayırıyor" ifadelerini kullandı.

Hançeroğlu, "Türkiye'de asıl iş yapanların sayısı yardımcı işlere göre altıda bir oranındadır. Bundan dolayıdır ki kadro verileceği belirtilen yardımcı işlerde çalışanlara yönelik;

1-Siz geriye dönük bütün haklarınızdan vazgeçeceksiniz,

2-Sizi sınava tabi tutacağım, sınavdan sonra birde mülakata gireceksiniz.

3- Daha sonra da 3 yıllık toplu iş sözleşmesi yapılacak.

3 yılın sonunda sözleşmenin uzaması veya uzamaması belirsizdir. Dolayısı ile bunun kadro ile bir alakası yoktur. Bu açıklamalar insanların kafasında bir karışıklığa neden olmuştur. Başbakanımızın söylediği şekliyle Maliye Bakanlığının açıklaması birbirine tamamıyla zıttır. Burada bakanlığın bir yanlışlığı var ve bu yanlışlığı biran önce düzeltmesi lazımdır. Çünkü bu haliyle kadro verilmiş değildir. Ortalıkta dolaşan bilgi kirliliğinin ve insanlarda oluşan kafa karışıklığının önüne geçmek için hükümetimizden doyurucu bir açıklama yapmalarını bekliyoruz" dedi.

Türkiye'de bir taşeron ile geçici ve mevsimlik işçi sorunu olduğunu ve biran önce çözülmesi gerektiğinin önemine vurgu yapan Hançeroğlu, Gelinen bu noktada hiç sendikalara danışılmadan tamamen bürokrat yasası çıkmaktadır. Nerde kaldı bizim sosyal diyalogumuz, hani bizim uzlaşımız. Hani siz sendikalarla konuşup, istişare edip uzlaşarak bu yasayı çıkaracaktınız. Sendikalar sizin bu emir vaki yapılan ve ne olduğu tam belli olmayan bu yasanın altına imza atmayacaktır. Çünkü yasanın görünen bu şekliyle olan haklarımızı da elimizden almış oluyorsunuz. Başbakanımızla bir görüşmemiz olacak, umuyoruz ki bu yanlışlığa mutlaka dur diyecektir. şeklinde konuştu.

Hançeroğlu konuşmasının devamında, "Bakanlıklar ve Başbakanlık nezdinde Hak-İş ve Öz Gıda-İş sendikası olarak görüşmelerimiz halen devam etmektedir. İçimize sinmeyen bölümleri ilgili yerlere anlattık ve anlatmaya devam ediyoruz. Aynı durumda olan, Çaykur, Orman, Şeker, Devlet Demir Yolları ve Karayolları işçileri var, bu işçilerin bir kısmının bizim sendikamızla bağının olup olmaması önemli değil, önemli olan işçi kimliklerinin olmasıdır. Bu çalışanların toplamı çok büyük rakamlarda değildir, toplamı 30 bin kişidir. Eğer anlatıldığı şekilde bir kadro varsa, yani Türkiye'de 700 bin kişi kapsayan bir kadro verilecekse bu saydığım 30 bin kişiyi dışarıda bırakamazsınız. Bu ne İslami'dir ne de ahlakidir. Biz Çaykur'a düşman değiliz, Çaykur'u batırmak gibi bir derdimiz de yok. Ama 4-5 aylık çalışan bir işçi kesimini de biz temsil ediyoruz. Bu arkadaşlarımızın da haklarını savunmak durumundayız. Bizim derdimiz sıkıntımız 5620 sayılı yasanın önünün açılması, buna bağlı olarak 40 yıldır sigorta pirimi ödeyip de 40 dakika faydalanmayan bu kardeşlerimizin de bu haklardan istifade etmesidir.

Güneydoğuda hendek kazıp da bombaların patlamasına vesile olanda o bölgenin belediyelerinde çalışan taşeronlardır. Her gün 3-5 şehit haberinin geldiği bu günlerde güneydoğuda bulunan belediyelerde çalışan işçilere kadro vereceksiniz. Bu bölgenin dürüst insanına, Çaykur çalışanına, Orman çalışanına hiç bir şey vermeyeceksiniz. Biz demokratik tepkimizi her platformda gösteririz. İlgili makamlar bizi dinleyecekler, dinlemeleri gerekiyor. En başında beraber yola çıktık. Sendikaların taleplerini dikkate almadan bu yasayı böyle çıkarırlarsa duvara toslarlar" dedi.

Öz Gıda-İş Sendikası Doğu Karadeniz Şube Başkanı Sultan Murat Karadağ; "Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nun taşeron işçilerle ilgili açıklamasını bir işçi temsilcisi olarak büyük bir memnuniyetle karşıladım. Zaten bunun zıttı düşünülemez. Ancak, bunun artılarını ve eksilerini iyi görmek gerek. Verilecek kadroda taşeron işçi kardeşlerimizin mevcut haklarından daha da geriye bir gidiş olacaksa buna da kadro denilmesinin de bir anlamı yoktur" dedi.

Karadağ, biz bir yıldan beri bu görüşmeler devam ederken, taşeronlara verilecek kadro ile geçici ve mevsimlik işçiler için belirli taleplerimiz olmuştur. Bunu üç ana madde halinde sıralayacak olursak,

1- 5620 sayılı kanunun kalkması,

2- Mevsimlik işçi arkadaşlarımızın işsizlik fonundan 3 ay süresince sigorta primlerinin yatırılması,

3- Karadeniz bölgesinde 3 ilimizde faaliyete geçen 20 bin kişinin çalıştığı toplum yararına çalışma programına mevsimlik işçi arkadaşlarımızın dahil edilmesidir" diye konuştu.

5620 sayılı yasanın çıktığı zamanlarda Çaykur'da çalışan kadrolu çalışan sayısının 5 bin civarında olduğunu, şimdiyse bu rakamın bin 950 seviyelerine indiğini, dolayısıyla 5 bin işçinin yaptığı işi şimdi bin 950 kişinin yaptığını belirten Karadağ, " Çaykur eleman açığını kendisine bağlı fabrikalardan işçi kaydırarak gidermeye çalışıyor. Bizde diyoruz ki eleman açığı olan birimlere fabrikalardan işçi kaydıracağınıza 5620 sayılı yasayı kaldırın, mevsimlik olarak çalışan bu kardeşlerimizi oralarda istihdam edin. Çünkü 5 ay maaşlı çalışıp bu parayla 12 ay geçinmek mümkün değildir. Taşeron yasasını çıkarıyorsanız bu taleplerimizi de mutlaka dikkate almanız gerekmektedir. Yoksa buna sessiz kalmamız beklenmesin. Demokratik yollarla haklarımızı sonuna kadar arayacağımızın da bilinmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Karadağ, taşeron arkadaşlarımızın çok büyük beklentileri vardı. Yapılan açıklamalara bakarsak daha tam net bir şey yok ama göründüğü kadarıyla mevcut haklardan geriye gidiş var. Bu haliyle buna kadro verildi denmez, ancak mevcut firmaların aradan çıkarılması denilebilir.

Şu anda bir belirsizlik var bize yakın vekillere sürekli dirsek temasındayız, üyelerimiz müsterih olsunlar lehimize çözümlenmesi açısından gücümüzün üzerinde bir uğraşı veriyoruz. Buradan bir kez daha Başbakanımıza, Çalışma Bakanımıza, Maliye Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Çaykur çalışanlarını göz ardı etmeyin, bu yasayı bir kez daha gözden geçirin. dedi.
- See more at: http://ozgidais.org.tr/index.php/entertainment/2015-03-26-12-00-31/sendikal/item/1298-hanceroglu-ve-karadag-taseron-ve-mevsimlik-isci-yasasi-ile-ilgili-degerlendirmelerde-bulundular#sthash.A37xZ3BB.lg6br6dc.dpuf

Genel Başkan Yardımcımız Tevfik Ali Hançeroğlu ve Rize Şube Başkanımız Sultan Murat Karadağ, Kaçkar TV'de canlı yayına katılarak, Taşeron işçilerin kadroya alınması ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundular.

Genel Başkan Yardımcımız Tevfik Ali Hançeroğlu, 22 Mart itibariyle başbakanımızın açıklamış olduğu yeni taşeron yasası, geçici ve mevsimlik işçileri memnun etmese de büyük bir kesimi memnun etti. dedi.

Sonradan yapılan açıklamalara bakıldığında olayın içyüzünün başbakanımızın açıkladığı gibi olmadığını diğer bakanlıklar tarafından tamamıyla çarpıtıldığını belirten Hançeroğlu, "Başbakanımızın açıklamasıyla maliye bakanlığının açıklamasının yüzde yüz zıtlıklar içerdiğini görmekteyiz. Örneğin, daha önceki yapılan açıklamalarda asıl işi yapan yaklaşık 165 bin kişiye kadro verileceği söylenmişti. Şimdi bu rakam daha da aşağıya düşmektedir. Yardımcı işkollarına gelindiği zaman 700 bin kişiden bahsediliyor. Eğer Maliye Bakanlığının yaptığı açıklama doğrultusunda yasalaşırsa zaten bu rakamlara çıkması mümkün değildir. Çünkü asıl işle yardımcı işi birbirinden ayırıyor" ifadelerini kullandı.

Hançeroğlu, "Türkiye'de asıl iş yapanların sayısı yardımcı işlere göre altıda bir oranındadır. Bundan dolayıdır ki kadro verileceği belirtilen yardımcı işlerde çalışanlara yönelik;

1-Siz geriye dönük bütün haklarınızdan vazgeçeceksiniz,

2-Sizi sınava tabi tutacağım, sınavdan sonra birde mülakata gireceksiniz.

3- Daha sonra da 3 yıllık toplu iş sözleşmesi yapılacak.

3 yılın sonunda sözleşmenin uzaması veya uzamaması belirsizdir. Dolayısı ile bunun kadro ile bir alakası yoktur. Bu açıklamalar insanların kafasında bir karışıklığa neden olmuştur. Başbakanımızın söylediği şekliyle Maliye Bakanlığının açıklaması birbirine tamamıyla zıttır. Burada bakanlığın bir yanlışlığı var ve bu yanlışlığı biran önce düzeltmesi lazımdır. Çünkü bu haliyle kadro verilmiş değildir. Ortalıkta dolaşan bilgi kirliliğinin ve insanlarda oluşan kafa karışıklığının önüne geçmek için hükümetimizden doyurucu bir açıklama yapmalarını bekliyoruz" dedi.

Türkiye'de bir taşeron ile geçici ve mevsimlik işçi sorunu olduğunu ve biran önce çözülmesi gerektiğinin önemine vurgu yapan Hançeroğlu, Gelinen bu noktada hiç sendikalara danışılmadan tamamen bürokrat yasası çıkmaktadır. Nerde kaldı bizim sosyal diyalogumuz, hani bizim uzlaşımız. Hani siz sendikalarla konuşup, istişare edip uzlaşarak bu yasayı çıkaracaktınız. Sendikalar sizin bu emir vaki yapılan ve ne olduğu tam belli olmayan bu yasanın altına imza atmayacaktır. Çünkü yasanın görünen bu şekliyle olan haklarımızı da elimizden almış oluyorsunuz. Başbakanımızla bir görüşmemiz olacak, umuyoruz ki bu yanlışlığa mutlaka dur diyecektir. şeklinde konuştu.

Hançeroğlu konuşmasının devamında, "Bakanlıklar ve Başbakanlık nezdinde Hak-İş ve Öz Gıda-İş sendikası olarak görüşmelerimiz halen devam etmektedir. İçimize sinmeyen bölümleri ilgili yerlere anlattık ve anlatmaya devam ediyoruz. Aynı durumda olan, Çaykur, Orman, Şeker, Devlet Demir Yolları ve Karayolları işçileri var, bu işçilerin bir kısmının bizim sendikamızla bağının olup olmaması önemli değil, önemli olan işçi kimliklerinin olmasıdır. Bu çalışanların toplamı çok büyük rakamlarda değildir, toplamı 30 bin kişidir. Eğer anlatıldığı şekilde bir kadro varsa, yani Türkiye'de 700 bin kişi kapsayan bir kadro verilecekse bu saydığım 30 bin kişiyi dışarıda bırakamazsınız. Bu ne İslami'dir ne de ahlakidir. Biz Çaykur'a düşman değiliz, Çaykur'u batırmak gibi bir derdimiz de yok. Ama 4-5 aylık çalışan bir işçi kesimini de biz temsil ediyoruz. Bu arkadaşlarımızın da haklarını savunmak durumundayız. Bizim derdimiz sıkıntımız 5620 sayılı yasanın önünün açılması, buna bağlı olarak 40 yıldır sigorta pirimi ödeyip de 40 dakika faydalanmayan bu kardeşlerimizin de bu haklardan istifade etmesidir.

Güneydoğuda hendek kazıp da bombaların patlamasına vesile olanda o bölgenin belediyelerinde çalışan taşeronlardır. Her gün 3-5 şehit haberinin geldiği bu günlerde güneydoğuda bulunan belediyelerde çalışan işçilere kadro vereceksiniz. Bu bölgenin dürüst insanına, Çaykur çalışanına, Orman çalışanına hiç bir şey vermeyeceksiniz. Biz demokratik tepkimizi her platformda gösteririz. İlgili makamlar bizi dinleyecekler, dinlemeleri gerekiyor. En başında beraber yola çıktık. Sendikaların taleplerini dikkate almadan bu yasayı böyle çıkarırlarsa duvara toslarlar" dedi.

Öz Gıda-İş Sendikası Doğu Karadeniz Şube Başkanı Sultan Murat Karadağ; "Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nun taşeron işçilerle ilgili açıklamasını bir işçi temsilcisi olarak büyük bir memnuniyetle karşıladım. Zaten bunun zıttı düşünülemez. Ancak, bunun artılarını ve eksilerini iyi görmek gerek. Verilecek kadroda taşeron işçi kardeşlerimizin mevcut haklarından daha da geriye bir gidiş olacaksa buna da kadro denilmesinin de bir anlamı yoktur" dedi.

Karadağ, biz bir yıldan beri bu görüşmeler devam ederken, taşeronlara verilecek kadro ile geçici ve mevsimlik işçiler için belirli taleplerimiz olmuştur. Bunu üç ana madde halinde sıralayacak olursak,

1- 5620 sayılı kanunun kalkması,

2- Mevsimlik işçi arkadaşlarımızın işsizlik fonundan 3 ay süresince sigorta primlerinin yatırılması,

3- Karadeniz bölgesinde 3 ilimizde faaliyete geçen 20 bin kişinin çalıştığı toplum yararına çalışma programına mevsimlik işçi arkadaşlarımızın dahil edilmesidir" diye konuştu.

5620 sayılı yasanın çıktığı zamanlarda Çaykur'da çalışan kadrolu çalışan sayısının 5 bin civarında olduğunu, şimdiyse bu rakamın bin 950 seviyelerine indiğini, dolayısıyla 5 bin işçinin yaptığı işi şimdi bin 950 kişinin yaptığını belirten Karadağ, " Çaykur eleman açığını kendisine bağlı fabrikalardan işçi kaydırarak gidermeye çalışıyor. Bizde diyoruz ki eleman açığı olan birimlere fabrikalardan işçi kaydıracağınıza 5620 sayılı yasayı kaldırın, mevsimlik olarak çalışan bu kardeşlerimizi oralarda istihdam edin. Çünkü 5 ay maaşlı çalışıp bu parayla 12 ay geçinmek mümkün değildir. Taşeron yasasını çıkarıyorsanız bu taleplerimizi de mutlaka dikkate almanız gerekmektedir. Yoksa buna sessiz kalmamız beklenmesin. Demokratik yollarla haklarımızı sonuna kadar arayacağımızın da bilinmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Karadağ, taşeron arkadaşlarımızın çok büyük beklentileri vardı. Yapılan açıklamalara bakarsak daha tam net bir şey yok ama göründüğü kadarıyla mevcut haklardan geriye gidiş var. Bu haliyle buna kadro verildi denmez, ancak mevcut firmaların aradan çıkarılması denilebilir.

Şu anda bir belirsizlik var bize yakın vekillere sürekli dirsek temasındayız, üyelerimiz müsterih olsunlar lehimize çözümlenmesi açısından gücümüzün üzerinde bir uğraşı veriyoruz. Buradan bir kez daha Başbakanımıza, Çalışma Bakanımıza, Maliye Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Çaykur çalışanlarını göz ardı etmeyin, bu yasayı bir kez daha gözden geçirin. dedi.

- See more at: http://ozgidais.org.tr/index.php/entertainment/2015-03-26-12-00-31/sendikal/item/1298-hanceroglu-ve-karadag-taseron-ve-mevsimlik-isci-yasasi-ile-ilgili-degerlendirmelerde-bulundular#sthash.A37xZ3BB.lg6br6dc.dpuf

Genel Başkan Yardımcımız Tevfik Ali Hançeroğlu ve Rize Şube Başkanımız Sultan Murat Karadağ, Kaçkar TV'de canlı yayına katılarak, Taşeron işçilerin kadroya alınması ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundular.

Genel Başkan Yardımcımız Tevfik Ali Hançeroğlu, 22 Mart itibariyle başbakanımızın açıklamış olduğu yeni taşeron yasası, geçici ve mevsimlik işçileri memnun etmese de büyük bir kesimi memnun etti. dedi.

Sonradan yapılan açıklamalara bakıldığında olayın içyüzünün başbakanımızın açıkladığı gibi olmadığını diğer bakanlıklar tarafından tamamıyla çarpıtıldığını belirten Hançeroğlu, "Başbakanımızın açıklamasıyla maliye bakanlığının açıklamasının yüzde yüz zıtlıklar içerdiğini görmekteyiz. Örneğin, daha önceki yapılan açıklamalarda asıl işi yapan yaklaşık 165 bin kişiye kadro verileceği söylenmişti. Şimdi bu rakam daha da aşağıya düşmektedir. Yardımcı işkollarına gelindiği zaman 700 bin kişiden bahsediliyor. Eğer Maliye Bakanlığının yaptığı açıklama doğrultusunda yasalaşırsa zaten bu rakamlara çıkması mümkün değildir. Çünkü asıl işle yardımcı işi birbirinden ayırıyor" ifadelerini kullandı.

Hançeroğlu, "Türkiye'de asıl iş yapanların sayısı yardımcı işlere göre altıda bir oranındadır. Bundan dolayıdır ki kadro verileceği belirtilen yardımcı işlerde çalışanlara yönelik;

1-Siz geriye dönük bütün haklarınızdan vazgeçeceksiniz,

2-Sizi sınava tabi tutacağım, sınavdan sonra birde mülakata gireceksiniz.

3- Daha sonra da 3 yıllık toplu iş sözleşmesi yapılacak.

3 yılın sonunda sözleşmenin uzaması veya uzamaması belirsizdir. Dolayısı ile bunun kadro ile bir alakası yoktur. Bu açıklamalar insanların kafasında bir karışıklığa neden olmuştur. Başbakanımızın söylediği şekliyle Maliye Bakanlığının açıklaması birbirine tamamıyla zıttır. Burada bakanlığın bir yanlışlığı var ve bu yanlışlığı biran önce düzeltmesi lazımdır. Çünkü bu haliyle kadro verilmiş değildir. Ortalıkta dolaşan bilgi kirliliğinin ve insanlarda oluşan kafa karışıklığının önüne geçmek için hükümetimizden doyurucu bir açıklama yapmalarını bekliyoruz" dedi.

Türkiye'de bir taşeron ile geçici ve mevsimlik işçi sorunu olduğunu ve biran önce çözülmesi gerektiğinin önemine vurgu yapan Hançeroğlu, Gelinen bu noktada hiç sendikalara danışılmadan tamamen bürokrat yasası çıkmaktadır. Nerde kaldı bizim sosyal diyalogumuz, hani bizim uzlaşımız. Hani siz sendikalarla konuşup, istişare edip uzlaşarak bu yasayı çıkaracaktınız. Sendikalar sizin bu emir vaki yapılan ve ne olduğu tam belli olmayan bu yasanın altına imza atmayacaktır. Çünkü yasanın görünen bu şekliyle olan haklarımızı da elimizden almış oluyorsunuz. Başbakanımızla bir görüşmemiz olacak, umuyoruz ki bu yanlışlığa mutlaka dur diyecektir. şeklinde konuştu.

Hançeroğlu konuşmasının devamında, "Bakanlıklar ve Başbakanlık nezdinde Hak-İş ve Öz Gıda-İş sendikası olarak görüşmelerimiz halen devam etmektedir. İçimize sinmeyen bölümleri ilgili yerlere anlattık ve anlatmaya devam ediyoruz. Aynı durumda olan, Çaykur, Orman, Şeker, Devlet Demir Yolları ve Karayolları işçileri var, bu işçilerin bir kısmının bizim sendikamızla bağının olup olmaması önemli değil, önemli olan işçi kimliklerinin olmasıdır. Bu çalışanların toplamı çok büyük rakamlarda değildir, toplamı 30 bin kişidir. Eğer anlatıldığı şekilde bir kadro varsa, yani Türkiye'de 700 bin kişi kapsayan bir kadro verilecekse bu saydığım 30 bin kişiyi dışarıda bırakamazsınız. Bu ne İslami'dir ne de ahlakidir. Biz Çaykur'a düşman değiliz, Çaykur'u batırmak gibi bir derdimiz de yok. Ama 4-5 aylık çalışan bir işçi kesimini de biz temsil ediyoruz. Bu arkadaşlarımızın da haklarını savunmak durumundayız. Bizim derdimiz sıkıntımız 5620 sayılı yasanın önünün açılması, buna bağlı olarak 40 yıldır sigorta pirimi ödeyip de 40 dakika faydalanmayan bu kardeşlerimizin de bu haklardan istifade etmesidir.

Güneydoğuda hendek kazıp da bombaların patlamasına vesile olanda o bölgenin belediyelerinde çalışan taşeronlardır. Her gün 3-5 şehit haberinin geldiği bu günlerde güneydoğuda bulunan belediyelerde çalışan işçilere kadro vereceksiniz. Bu bölgenin dürüst insanına, Çaykur çalışanına, Orman çalışanına hiç bir şey vermeyeceksiniz. Biz demokratik tepkimizi her platformda gösteririz. İlgili makamlar bizi dinleyecekler, dinlemeleri gerekiyor. En başında beraber yola çıktık. Sendikaların taleplerini dikkate almadan bu yasayı böyle çıkarırlarsa duvara toslarlar" dedi.

Öz Gıda-İş Sendikası Doğu Karadeniz Şube Başkanı Sultan Murat Karadağ; "Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nun taşeron işçilerle ilgili açıklamasını bir işçi temsilcisi olarak büyük bir memnuniyetle karşıladım. Zaten bunun zıttı düşünülemez. Ancak, bunun artılarını ve eksilerini iyi görmek gerek. Verilecek kadroda taşeron işçi kardeşlerimizin mevcut haklarından daha da geriye bir gidiş olacaksa buna da kadro denilmesinin de bir anlamı yoktur" dedi.

Karadağ, biz bir yıldan beri bu görüşmeler devam ederken, taşeronlara verilecek kadro ile geçici ve mevsimlik işçiler için belirli taleplerimiz olmuştur. Bunu üç ana madde halinde sıralayacak olursak,

1- 5620 sayılı kanunun kalkması,

2- Mevsimlik işçi arkadaşlarımızın işsizlik fonundan 3 ay süresince sigorta primlerinin yatırılması,

3- Karadeniz bölgesinde 3 ilimizde faaliyete geçen 20 bin kişinin çalıştığı toplum yararına çalışma programına mevsimlik işçi arkadaşlarımızın dahil edilmesidir" diye konuştu.

5620 sayılı yasanın çıktığı zamanlarda Çaykur'da çalışan kadrolu çalışan sayısının 5 bin civarında olduğunu, şimdiyse bu rakamın bin 950 seviyelerine indiğini, dolayısıyla 5 bin işçinin yaptığı işi şimdi bin 950 kişinin yaptığını belirten Karadağ, " Çaykur eleman açığını kendisine bağlı fabrikalardan işçi kaydırarak gidermeye çalışıyor. Bizde diyoruz ki eleman açığı olan birimlere fabrikalardan işçi kaydıracağınıza 5620 sayılı yasayı kaldırın, mevsimlik olarak çalışan bu kardeşlerimizi oralarda istihdam edin. Çünkü 5 ay maaşlı çalışıp bu parayla 12 ay geçinmek mümkün değildir. Taşeron yasasını çıkarıyorsanız bu taleplerimizi de mutlaka dikkate almanız gerekmektedir. Yoksa buna sessiz kalmamız beklenmesin. Demokratik yollarla haklarımızı sonuna kadar arayacağımızın da bilinmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Karadağ, taşeron arkadaşlarımızın çok büyük beklentileri vardı. Yapılan açıklamalara bakarsak daha tam net bir şey yok ama göründüğü kadarıyla mevcut haklardan geriye gidiş var. Bu haliyle buna kadro verildi denmez, ancak mevcut firmaların aradan çıkarılması denilebilir.

Şu anda bir belirsizlik var bize yakın vekillere sürekli dirsek temasındayız, üyelerimiz müsterih olsunlar lehimize çözümlenmesi açısından gücümüzün üzerinde bir uğraşı veriyoruz. Buradan bir kez daha Başbakanımıza, Çalışma Bakanımıza, Maliye Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Çaykur çalışanlarını göz ardı etmeyin, bu yasayı bir kez daha gözden geçirin. dedi.

- See more at: http://ozgidais.org.tr/index.php/entertainment/2015-03-26-12-00-31/sendikal/item/1298-hanceroglu-ve-karadag-taseron-ve-mevsimlik-isci-yasasi-ile-ilgili-degerlendirmelerde-bulundular#sthash.A37xZ3BB.lg6br6dc.dpuf
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

İşsize 50 bin lira
İşletme kurmak isteyen işsizlere müjde. Girişimcilik Sertifikası sahibi olanlar, artık işlerini kurmadan...

Haberi Oku